0224 208 20 61 – 0533 481 56 98

Cumalıkızık

Bursa’mızın tarihi Cumalıkızık köyü bu yıl uzun bir beklemenin ardından UNESCO dünya mirası listesine girdi ve hak ettiği saygınlığı dünya çapında kazanmış oldu. Osmanlı dönemi kırsal mimarisini otantik haliyle günümüze kadar getiren Cumalıkızık görsel güzelliği, tarihi evleri, hikâyeleri ve dilden dile dolaşan ilginç söylenceleriyle oldukça zengin bir köy. Şimdi köyün tarihinden başlayarak köyü özel hale getiren sokaklarına ve konaklarına doğru bir yolculuğa çıkalım.

 

KIZIK İSMİ VE KIZIK KÖYLERİ

Türkiye’nin pek çok yerinde Kızık-Kızıklı isminde yerleşim yeri bulunmaktadır. Tıpkı Osmanlının geldiği kayı boyu gibi Kızık boyu da Türk boylarından biriydi. Kızık Oğuz hanın oğlu yıldız hanın oğullarından birinin ismidir. Kızık ismi kahraman, kuvvetli ve yasakta ciddi gibi anlamlar taşımaktadır.  (Dostoğlu)

Bursa’da günümüze ulaşmış 5 Kızık köyü bulunuyor. Bursa’nın ‘Beşi bi yerde’si denen bu kıymetli köylerimiz Cumalıkız, Hamamlıkızık, Derekızık, Değirmenli Kızık ve Fidye Kızık köyleridir. Günümüze ulaşamayan Bayındır Kızık ve Dallı Kızık köyleriyle en meşhur Kızık köyleri 7 tane olsa da şeriyye sicillerinde toplamda 15 e yakın Kızık köyünün ismi geçmektedir.  (Mefail Hızlı)

 

Kızık köylerinin en meşhuru bugün Cumalıkızık köyüdür. sebebi ise otantik yapısını muhafaza edebilen tek Kızık köyü oluşudur. Diğer Kızık köyleri savaşlar yangınlar ve plansız yapılanmalar nedeniyle tarihi dokularını büyük ölçüde yitirmişlerdir. Cumalıkızık’ın ismi 1339 yılındaki belgede ‘Kızık şahlar’ olarak geçmektedir (Dostoğlu). 18. yy bursa sicillerinde ise köyün ismi bölgede kurulan diğer Kızık köylerinde muhtemelen mescit bulunmaktayken sadece birada cami olması nedeniyle camili Kızık haline dönüşmüş zaman içinde de Cumalıkızık olarak şekillenmiştir.

Rivayetlere göre Kızıklar Tokat bölgesinden Karakeçili aşiretinin bulunduğu bölgelere göç ederek Ertuğrul gaziden yerleşmek için yurt istemişler (Rivayette geçen kişinin Osman gazi olma ihtimali yüksektir)ancak karakeçili aşireti Kızıkların bu istemine karşı çıkmıştır. Bunun üzerine Ertuğrul gazi düşmanlık oluşmaması için Kızıklara Uludağ’ın (o zamanki adıyla keşiş dağının) kuzey eteklerinde yer göstermiştir. İki oğuz boyu arasındaki sürekli dostluk sağlamak için de Kızık boyu beyinin 7 oğlu karakeçili aşiretinden 7 güzel kızla evlendirilmiştir. Kızık beyinin 7 oğlundan Cumali bey ailesi ve yakınlarıyla günümüzdeki Cumalıkızık’ta fethi bey Fethiyekızık’ta, Hamlı bey Hamamlıkızıkta, Dal bey Dallı kızıkda, Bayındır bey de Bayınrkızıkta yurt kurmuşlardır. Yine Kızık köylerinin beldede bulunan en dikkat çekici yapıya göre isimlendirilmiş olması da muhtemeldir. Değirmeni olan köye Değirmenlikızık, hamamı olana Hamamlı Kızık dendiği de rivayetler arasındadır.

 

TARİHİ

Rivayetler de göz önünde bulundurularak Kızık köyleriyle ilgili şöyle bir tahmin yürütülebilmektedir: Bursa Kızık köyleri 1300’lerin başında kent henüz Bizanslıların egemenliğinde kale içinde küçük bir kent iken kurulmuştur. 13. Yy sonunda Anadolu’da sıkışıp kalan Türkmen aşiretleri kendilerine yerleşecek yer arayışları sırasında Osman gazinin egemenliği altındaki topraklara ulaşmışlardır. Bu dönemde Kızık köylerinin Bursa yakınında kurulması bölgede Müslüman nüfusu arttırarak kentin Osmanlı topraklarına katılma sürecinde kolaylaştırıcı rol oynamıştır. 1339 tarihli Orhan gazi vakfiyesinde Kızık köylerinin Orhan imaretine vakfedildiğinin belirtilmesi nedeniyle Kızık köylerinin bu tarihten önce kurulmuş olduğu sonucuna varılabilmektedir. Kızıkların bu yöreye en erken geliş tarihlerinin ise Osman gazinin Yenişehire yerleşip İznik’i kuşattğı ve Bizans kuvvetlerini bozguna uğrattığı 1301 yılından sonra Bursa ovasının Türkmenlerin yerleşimine açıldığı 1302 yılı olabileceği vurgulanmaktadır.

 

SOKAKLARI

Tarih boyunca Osmanlı mahallelerinde çıkan yangınlar şehri kısa sürede yiyip bitirirdi. Bunun en görünen sebebi evlerin birbirine çok yakın oluşu ve kısa sürede yangının komşu evlere sirayet edişiydi. Peki, ama neden böyle yakın yapılırdı evler? Niçin bu kadar dardır Osmanlı sokakları?

Cumalıkızık’ta sokakların iki yanında bitişik olarak inşa edilen ancak birbirlerinin manzarasının engellemeyen iki üç katlı konutların zemin katlarının sokak cepheleri ham savunma hem de İslamiyet’in gerektirdiği mahremiyeti sağlamak amacıyla ahşap hatıllı kaba yontu taşlarla örülerek dışa kapatılmıştır. Konutların zemin katları ahır samanlık gibi dışa kapalı veya küçük pencerelerle yetinebilecek işlevleri barındırır. Üst katlar ise kestane ağacından yapılmış ahşap çatkılar arasında kerpiç kullanılarak inşa edilmiştir. Sokakla bütünleşmeyi sağlayan cumbalar eliböğründelerle desteklenmiş, Pencerelerde hem dışarıdan içerisinin görünmesini engelleyerek mahremiyeti sağlayan hem de bir güneş denetim öğesi olan kafesler kullanılmıştır.  (Dostoğlu)

Kayrak taşı döşenmiş organik dar sokaklardan oluşan Cumalıkızıkta sokakların altında Osmanlı döneminden kalma kanallar yer almakta sokakların ortasında oluşturulmuş derzlerden ulu dağdan kaynaklanan soğuk sular akmaktadır. Köy girişindeki mazgalda toplanan sular kanallar aracılığıyla yerleşmenin kuzeyindeki bahçelerin sulanmasında kullanılmaktadır. Cin aralığında görüldüğü gibi bazen 55-60 santimetreye kadar daralan, ama genellikle İki-iki bucuk metre genişliğindeki sokaklar insanların ve atlı arabaların geçişi için yapılmış olup sokak köşelerindeki konutların duvarları geçişi rahatlatmak için pahlanmıştır. Pahlamak keskinliği gidermek köşeyi ayrı bir kenar haline getirmektir. Köyde iki ana meydan bulunuyor. Biri tarihi mezarlıkların duvarları arasından köye girildiğinde görülen meydan diğeri de cami ve kahvelerin bulunduğu yerleşmenin toplayıcı merkezi sayılabilecek olan cami meydanıdır.

 

EVLERİ

Cumalıkızık evleri nev’i şahsına münhasır evler değildir. Ama yine de bu tür konakları Türkiye’de nadiren görürüz. Cumalıkızık tan daha önce dünya mirası listesine giren Safranbolu evlerinde Cumalıkızlığınkine çok benzeyen evler görmek mümkün. Yine Ankara Beypazarı evleri, Eskişehir odun pazarı evleri gibi yerlerde Osmanlı konut mimarisini gözlemleyebiliyoruz. Pek çok ilimizin şehir merkezinde de bazı sokaklar bu yapılarını koruyarak günümüze gelebilmişler. Örneğin Bursa Kale sokakta bütün olarak bu evlerin sıralanışını seyredebiliyoruz. Bursa Muradiye’de ise bir Osmanlı konağı restore edilmiş haliyle duruyor. Haremlik selamlık bölümleriyle orta katın alçak tavanlı oluşuyla Cumalıkızık’a gidemeyenlerin şehir merkezinde seyredebilecekleri bir Osmanlı konağıdır bu yapı. Osmanlı evi müzesinde de rahatlıkla gözlemleyebildiğimiz bu konakların karakteristik özellikleri neler şimdi onlara kısaca bakalım:

Bu Osmanlı konakları genellikle üç katlı olarak tasarlanmışlardır. İki katlı olarak da görülebilen konutlarda girişte genellikle bir avlu yer almaktadır. Üç katlı olan konutlarda kışlık ara kat kışın kolay ısıtabilmek amacıyla alçak yapılmış pencere ve kapıları daha küçük açılmış kimi zaman da ısıdan yararlanabilmek için ahır üzerine yerleştirilmiştir. Yazlık üst kat ise yüksek tavanlıdır ve bazılarında tepe pencereleri açılmıştır. Bu katta haremlik ve selamlık bölümleri yer alır. Cumalıkızıkta yapıtlar genellikle üçyüz yıl öncesine götürülebilmektedir. Konaklarda tıpkı Safranbolu evlerinde görüldüğü gibi Dolap içinde gusülhane bulunmaktadır.

 

NELERİ MEŞHUR?

Cumalıkızık sadece tarihi dokusu itibariyle de önemli bir yerleşim yeri değildir. Su kaynakları bakımından zengin verimle topraklar üzerine kurulmuş olup geçim kaynağını bahçe tarımı oluşturmaktadır. Bu verimli topraklarda narenciye dışında her türlü meyve ve sebze üretilebilmektedir. Özelikle ahududu böğürtlen ve kiraz en yaygın ürünlerdir. Köyün içinde bolca cennet hurması ağacı görmek te mümkündür. Eskiden ipek üretimi ve kestanecilik köyün en önemli kazanç kaynağı iken zamanla hastalıklar nedeniyle bu sektörler yok olmuştur.

Günümüzde nüfusu yaklaşık olarak 850 kişi olan Cumalıkızıkta 290 konut bulunmakta bunların 180 adedinde yaşanmaktadır. İş olanakları nedeniyle genç nüfus çoğunlukla kente göçmüş köyde ise daha çok yaşlılar kalmıştır.

WhatsApp chat